PASTIRMA LAN PASTIRMA
KOCA KAFALAR- NİHAT D. VE ALİŞAN
15 09 2007YORUM GEREKTİRMEZ…
Comments : Leave a Comment »
Categories : komedi
SODYUM VE SUYUN BULUŞMASI
15 09 2007SU VE SODYUMUN FANTASTİK BULUŞMASI..
Comments : Leave a Comment »
Categories : ilginç
HAGI HAGI HAGI
15 09 2007HAGİ EFSANESİ … SIFIRDANDA ATAR ,40 METREDEN DE…
Comments : Leave a Comment »
Categories : futbol
KAZA BUDUR !
15 09 2007ADAMLAR KAZA YAPA YAPA FOLLOŞ OLDULAR…:)
Comments : Leave a Comment »
Categories : kaza
ÇİN HALK CUMMHURİYETİ
13 09 2007Xinjiang Uyghur A.R BölgesiDünyanın en kalabalık nüfuslu ülkesi Çin’in yaklaşık dört bin yıl geriye uzanan bir kültürel geçmişi var.
Günümüz medeniyetinin temel taşlarını oluşturan kağıt, barut, pusula ve matbaacılık gibi pek çok buluşun kökenleri Çin’e dayanıyor.
Komünist yönetimin etkisiyle bir süre ekonomik açıdan duraklama yaşayan ülke son yıllarda dünyanın en önemli ekonomik güçlerinden biri haline gelmeye başladı.
Çin’in bölgede nüfuzu da askeri alandan çok ekonomi üzerinde kendisini hissettiriyor.
Genel Bilgiler
Binlerce yıl süren hanedanlar ardından 20. yüzyılın başında cumhuriyet yönetimine geçen Çin’de 1949′da ,, Komünist Parti ve Mao Zedong öncülüğünde Çin Halk Cumhuriyeti ilan edildi.
Bu tarihe kadar ülkeyi yöneten Çan Kay-Şek’in yönetimden isimlerle Tayvan’a kaçması, günümüzde hala süren Tayvan sorunun da başlangıcı oldu.
Uzun yıllar kapalı bir ekonomi yapısı gösteren Çin, 1980′lerin başlarında, kollektif tarım uygulamasını durdurdu ve özel teşebbüse yeniden izin verdi.
Şu anda Çin dünyanın en büyük ihracatçılarından ve rekor düzeylerde dış yatırım çekiyor .Kalın yazı [[Kategori:]]== “== Dünya Ticaret Örgütü’ne katılma hakkı kazanan Çin’in bu anlamda yakında yeni bir devrim yaşayacağı düşünülüyor. Bu şekilde Çin dış pazarlara daha kolay erişim hakı kazanacak, ancak dış rekabete de açık hale gelecek.
Bu durumun özel sektör yatırımlarını arttırması ve devlet hala iktidarda tekelini ve bireyler üzerindeki sıkı denetimini sürdürüyor.
Yetkililer muhalefet yönünde hareketleri vakit kaybetmeden bastırırken, sözünü sakınmayanlar çalışma kamplarına gönderiliyor.
İnsan hakları savunucuları Çin’i her yıl yüzlerce kişinin idam edilmesi ve işkencenin önlenememesi dolayısıyla eleştiriyorlar.
Çin’in Tibet üzerindeki hakimiyeti de tartışma yaratmaya devam ediyor. İnsan hakları örgütleri, Çinli yetkilileri Tibet’te Budist kültürünü sistematik olarak bastırmakla ve Çin içinde özerklik talep eden Budistlerin ruhani lideri Dalai Lama’ya sadık rahiplere eziyet etmekle suçluyorlar.
Ayrıca Doğu Türkistan’daki Uygur Türkleri’de Doğu Türkistan’da 915 Uygur Türkü’nün Öldürülmesinden ve dinlerinin gereklerini rahatça uygulayamamaktan yakınıyorlar. Çünkü çin kaynaklarının çok büyük bölümünü doğu türkistandan elde ediyor. Bunu için Doğu Türkistan halkını sindirmek istiyor.Ayrıca Çin insan hakları ihlalleri en çok olan ülkelerden birisi.
Tarih
Çin Halk Cumhuriyeti l Ekim 1949′da kuruldu ve Chou En-lai Başbakan oldu. Chou, 8 Ocak 1976 yılında 78 yaşında öldüğünde, Çin Komünist Partisi içinde ” ılımlılar” ve “radikaller” olmak üzere iki kutup oluştu. Radikalleri; 82 yaşındaki Mao Tse-Tung’ım eşi Chian Chin yönetiyordu. Chou ölünce, Başbakanlığa Deng Şaoping’in gelmesi beklenirken, Hua Kuo-feng Başbakan oldu. Mao, 9 Eylül 1976′da 72 yaşında ölünce, eşi Chiang yönetiminde etkinliğini devam ettirmek istedi. Ancak, Başbakan Hua, hem parti başkanlığını ve hemde Askeri Komite Başkanlığını ele geçirdi. Bunun sonucu olarak Mao’nun eşi ve üç taraftarı tutuklandı. Bu, radikallerin mücadeleyi kaybetmesi demekti.
Çin Milli Kongresi, Şubat 1978′de, 1985 yılına kadar gerçekleştirilecek Dört Modernizasyon Programını kabul etti. Bu program ile; Tarım, Endüstri, Bilim, Teknoloji ve Savunma alanlarının, 1985′e kadar çağdaş şartlara kavuşturulması öngörülmekteydi.
Çin Tarihi
Üç Hükümdar ve Beş İmparator
Xia Hanedanlığı
Shang Hanedanlığı
Batı Zhou Zhou Hanedanlığı
İlkbahar ve Sonbahar Dönemi Doğu Zhou
Savaşan Beylikler Dönemi
Qin Hanedanlığı
Batı Han Han Hanedanlığı
Xin Hanedanlığı
Doğu Han
Üç Krallık
Batı Jin Jin
Onaltı Krallık Doğu Jin
Kuzey Güney Hanedanlıkları
Sui Hanedanlığı
Tang Hanedanlığı
(İkinci Zhou tarafından kesintiye uğramıştır.)
Liao Beş Hanedan ve On Kral Dönemi
Güney Song Song
Jin Batı Xia Hanedanlığı Kuzey Song
Yuan Hanedanlığı
Ming Hanedanlığı
Qing Hanedanlığı
Çin Cumhuriyeti
Çin Halk Cumhuriyeti Çin Cumhuriyeti (Tayvan)
Fakat, programın maliyeti 600 milyar doları bulmaktaydı. Bu maliyet Çin’i yabancı sermaye teminine yöneltti. Komünist Partinin Mart 1978′de Deng Şaoping’i Başbakan yardımcılığına seçmesi sonucu Çin, önce Japonya yanaştı ve iki devlet arasında Şubat 1978′de 60 milyar dolarlık bir ticaret antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, Çin ve Japonya arasında 1937′den beri devam eden savaş halini de sona erdirmiş oldu. Ağustos 1978′de Çin ile Japonya arasında ” Barış ve Dostluk” antlaşması imzalandı ve Ekim 1978′de de Deng Şaoping Japonya’yı ziyaret etti. Böylece, Mao’nun ölümünden iki yıl sonra Çin, batıya açılmaya başladı. 1978 yılından itibaren de Amerika ile yakınlaşmaya başlayan Çin, bu ülkeden silah satın alımını başlattı.
Kısacası halk tarafından hoş görülmeyen bu ticaret kızgınlık yarattı ancak bir devrime yol açmadı.
Liderler
Devlet Başkanı: Hu Jintao
Mart 2003′te Ulusal Halk Kongresi tarafından seçilene dek pek tanınmıyordu.
1964′ten bu yana Komünist Parti’nin sadık bir üyesi olan Hu, parti kariyerine 1970′lerin sonunda başladı.
1980′lerde Guizhou ve Tibet’te parti başkanlığı yapan Hu, bu dönemlerde bağımsızlık yanlısı gösterilerin bastırılmasında rol oynadı.
Hu 1992′de, Komünist Parti’nin karar organı olan Politbüro Daimi Komisyonu’nun en genç üyesi oldu.
Bu atama Hu’nun başkanlık için en önemli taliplerden biri haline gelmesi biçiminde yorumlandı. Bu beklentiler Hu’nun 2002 yılında düzenlenen Komünist Parti kongresinde parti lideri olarak Jiang Zemin’in yerini almasıyla gerçekleşti.
Ancak Jiang’ın siyasi nüfuzunu büyük oranda sürdürdüğü belirtiliyor. Eski Devlet Başkanı Jiang, son derece etkili olan Merkezi Askeri Komisyon’un başkanlığını sürdürüyor. Politbüro Daimi Komisyonu üyelerinin büyük bölümü de Jiang’a yakınlığıyla tanınan isimler.
1942 doğumlu Hu Jintao, Pekin Üniversitesi’nde hidroelektrik mühendisliği eğitimi aldı ve bir süre su kaynakları ve enerjiden sorumlu bakanlıkta çalıştı.
Devlet Başkanı Yardımcısı: Zeng Qinghong
Başbakan: Wen Jiabao
Dışişleri Bakanı: Li Zhaoxing
Ulusal Halk Kongresi Başkanı: Wu Bangguo
Basın-Yayın
Çin basın-yayını ülke yönetimince denetleniyor. Pekin yönetimi yabancı haber kaynaklarının yayınlarını seçerek ve uygun olmayan internet sitelerine (porno, anti-devlet vs.) girişi bloke ederek bilgi erişimini de denetlemeye çalışıyor.
Hong Kong’un 1997′de Çin yönetimine bırakılması ardından buradaki medyanın bağımsızlığını yitireceği kaygıları duyuluyordu ancak bu gerçekleşmedi.
Hong Kong medyası yayın siyaseti açısından hala özgür bir çizgi izliyor ancak yönetimden müdahale endişeleri de varlığını sürdürüyor.
Çin basınında yetkililerin başarısızlıkları da, yolsuzluk yaptıkları suçlamaları da yer buluyor. Ancak medya genel olarak Çin Komünist Partisi’nin iktidar üzerindeki tekelini sorgulamaktan kaçınıyor.
Televizyon haber kaynakları arasında en yaygın olanı. Televizyon sektörü özellikle büyük kentlerde rekabete açık. Çinli yetkililerin açıkladığı 2002 rakamlarına göre, ülkede 1 milyar 100 bin televizyon izleyicisi var.
Çin, abonelik sistemiyle işletilen televizyonlar için de büyük bir pazar. 2010′a kadar ülkede 128 milyon kişinin bu hizmetlere abone olması bekleniyor.
Devlet denetimindeki merkezi televizyon ile bölgesel ve yerel kanallar da izleyici kitlelerini çekebilmek için mücadele halinde.
Ülke dışından yayın yapan kanalların izlenebilirliği sınırlı. Time Warner, News Corp ve Hong Kong merkezli Phoenix TV gibi büyük kuruluşlara ait belirli kanalların Guangdong eyaletinde kablolu sistemle yayınlanabilmesi için yapılmış bazı anlaşmalar bulunuyor.
Buna karşılık, Çin Merkezi Televizyonu’nun (CCTV) İngilizce yayınları da uydu aracılığıyla ABD ve İngiltere’deki izleyicilere aktarılıyor.
Pekin yönetimi yabancı yayınların ülke içinde kuruluşların yayın imkanları kullanılarak aktarılmasına, ‘ulusal güvenliği veya siyasi istikrarı tehdit etmeme’ koşuluyla izin verilebileceğini söylüyor.
Çin’de internet kullanımı da denetim altında tutulmasına rağmen hızla yayılıyor. Çin’de 2003 yılı ortası itibariyle 68 milyon internet kullancısı olduğu, bu sayının özellikle kentsel alanlarda yoğunlaştığı düşünülüyor.
Pekin yönetimi, yasaklı Falun Gong ruhani hareketine, insan hakları savunucusu gruplara ya da dış haber kaynaklarına ait olan sitelere erişimi de sık sık engelliyor.
Genel Ekonomik Durum
2001 yılının Aralık ayında, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Dünya Ticaret Örgütü’yle 15 yıldır sürdürdüğü üyelik müzakereleri tamamlanmış ve hükümet, başta ticaret rejimi olmak üzere ekonomide çeşitli yapısal değişikliklere gideceği ve uluslararası ticaret kurallarına uyumlu hareket edeceğinin sözünü vermiştir. Hemen ertesinde yıllardır sinyalleri verilen yüksek büyüme hızı gelmiş, ticaret hacimlerinde rekorlar kırılmış, uluslararası doğrudan yatırımların en cazip çekim merkezi ÇHC olmuştur.
Satın alma paritesine göre hesaplandığında dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan ÇHC’nin normal şartlar altında 20 sene içerisinde bu sıralamada birinci sıraya yükselmesi öngörülmektedir.
Dış Ticaret
Başlıca İhracat Yaptığı Ülkeler: ABD (%21.1), Hong Kong (%17.4), Japonya (%13.6), Güney Kore (% 4.6), Almanya (% 4), Hollanda (%2.7), Singapur (%2.2)
Yaptığı Ülkeler: Japonya (%18), Tayvan (%11.9), Güney Kore (%10.4), ABD (%8.2), Almanya (%5.9), Hong Kong (%3.9), Rusya Federasyonu (%3.3), Malezya (%2.5)
Başlıca İhraç Ürünleri:
Rafine edilmiş petrol ürünleri, yağlama maddeleri, kimyasal ürünler, alkollü içecekler ve alkolsüz içecekler, bitkisel yağlar ve hayvansal yağlar, elektrikli makineler ve ulaşım ekipmanları, büro malzemeleri, canlı hayvanlar, su ürünleri, pirinç, çay, konserve meyve-sebze, ham ipek, kömür, pamuk ipliği, hazır giyim eşyası, ayakkabı, spor eşyası, hafif sanayi mamulleri, demir-çelik ürünleri, oyuncaklar, elektronik eşya, telekomünikasyon ekipmanları.
Başlıca İthal Ürünleri:
Muhtelif gıda ürünleri, elektrikli makineler ve motorlu taşıtlar, ham petrol, yağlama maddeleri, bitkisel ve hayvansal yağlar, doğal kauçuk, kereste, kağıt hamuru, pamuk, demir cevheri, gübre, plastik ürünler, çelik mamulleri, elektronik devreler, kimyasallar.
Dünya Bankası verilerine göre Çin Halk Cumhuriyeti’nin milli geliri 2004 yılında bir önceki yıla göre 200 milyar ABD doları artarak 1.649 milyar dolara çıkmıştır. Buna göre 1,3 milyarlık nüfusa sahip ülkede kişi başına düşen gelir 1374 dolardır.
Bölgeler
Eyaletler(省)
Ānhuī (安徽)
Fújiàn (福建)
Gānsù (甘肃)
Guǎngdōng (广东)
Guìzhōu (贵州)
Hǎinán (海南)
Héběi (河北)
Hēilóngjiāng (黑龙江)
Hénán (河南)
Húběi (湖北)
Húnán (湖南)
Jiāngsū (江苏)
Jiāngxī (江西)
Jílín (吉林) Liáoníng (辽宁)
Qīnghǎi (青海)
Shaanxi (Shǎnxī) (陕西)
Shāndōng (山东)
Shānxī (山西)
Sìchuān (四川)
Yúnnán (云南)
Zhèjiāng (浙江)
Táiwān (台湾)
Özerk Bölgeler(自治区)
Guǎngxī (广西壮族自治区)
İç Moğolistan (内蒙古自治区)
Níngxià (宁夏回族自治区)
Tibet (Xīzàng) (西藏自治区)
Merkeze direkt bağlı Belediyeler(直辖市)
Başkent: Běijīng (北京市)
Chóngqìng (重庆市)
Shànghǎi (上海市)
Tiānjīn (天津市)
Özel Yönetim bölgeleri(特别行政区)
Hong Kong (Xiānggǎng) (香港特别行政区)
Macau (Àomén) (澳门特别行政区)
Halk
Çinde Yaşayan Türkler
Ülke adı Çin Halk Cumhuriyeti
Yaşayan Türk Grupları Uygurlar, Kansu Uygurları, Salar Türkleri, Kazaklar, Öngüt Türkleri.
Tahmini Nüfus 30 milyon kadar
Yoğun Bulunduğu Şehirler style=”padding-right: 1em;” / DOĞU TÜRKİSTAN, Kansu’da ve İç Moğolistan Özerk Bölgesinde.
Çin nüfusunun %92’sini Han ulusu olarak bilinen etnik Çinliler oluşturur. Bunun dışında hükümet tarafından tanınan 55 etnik grup vardır. Bu 55 etnik gruptan bazılarının Çince’den tamamen farklı olan kendi lisan, kültür ve inançları var.
Çin’deki etnik gruplar nüfüsa oranlarına göre aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
Han (汉族 : Hàn Zú)
Çin’deki 55 etnik grup:
01 Zhuang (壮族)
02 Manchu (满族)
03 Hui¹ (回族)
04 Miao (苗族)
05 Uygur (维吾尔族)
06 Yi (彝族)
07 Tujia (土家族)
08 Moğol (蒙古族)
09 Tibetli (藏族)
10 Buyei (布依族)
11 Dong (侗族)
12 Yao (瑶族)
13 Koreli (朝鲜族)
14 Bai (白族)
15 Hani (哈尼族)
16 Li (黎族)
17 Kazak (哈萨克族)
18 Dai² (傣族)
19 She (畲族)
20 Lisu (傈僳族)
21 Gelao (仡佬族)
22 Lahu (拉祜族)
23 Dongsiang (东乡族)
24 Va (佤族)
25 Sui (水族)
26 Nasi³ (纳西族)
27 çiang (羌族)
28 Tu (土族)
29 sibe (锡伯族)
30 Mulao (仫佬族)
31 Kırgız (柯尔克孜族)
32 Daur (达斡尔族)
33 Jingpo (景颇族)
34 Salar (撒拉族)
35 Blang (布朗族)
36 Maonan (毛南族)
37 Tacik (塔吉克族)
38 Pumi (普米族)
39 Achang (阿昌族)
40 Nu (怒族)
41 Evenki (鄂温克族)
42 Gin* (京族)
43 Jino (基诺族)
44 De’ang (德昂族)
45 Özbek (乌孜别克族)
46 Rus (俄罗斯族)
47 Yugur (裕固族)
48 Bonan (保安族)
49 Monba (门巴族)
50 Oroqen (鄂伦春族)
51 Derung (独龙族)
52 Tatar (塔塔尔族)
53 Hezhen (赫哲族)
54 Lhoba (珞巴族)
55 Gaoshan** (高山族)
1. Hui (回族 : Huí Zú, Çinli Müslümanlar olarak da bilinir)
2. Dai (傣族 : Dǎi Zú, Dai Lue olarak da bilinir, Tai etniğe bağlı bir etnik gruptur)
3. Naxi (纳西族 : Nàxī Zú) (Mosuo (摩梭 : Mósuō) dahil)
4.* Gin (京族 : Jīng Zú), yani Vietnamlı ya da Kinh’ler
5.** Gaoshan (高山族 : Gāoshān Zú), (bkz. Tayvan aborijinleri)
Din
Ülkenin resmi bir dini yoktur ; ancak Çin ile birlikte anılan Budizm, Taoizm, İslam gibi inançlar ülke nüfusunun yaklaşık %4-6’sını oluşturduğundan nüfusun geriye kalan çoğunluğu ateist olarak nitelendirilebilir. (Din ile ilgili bu veriler: Wikipedia’nın ingilizce sayfasından CIA’nin ülkeler sayfasına kadar heryerde bulunabilen ortak bilgilerden edinilmiştir.)
Comments : Leave a Comment »
Categories : dini, nufüs, tanıtm, tarih, uygarlık
MYANMAR (BURMA)
13 09 2007
Myanmar,(Burma yada Birmanya’da denir.) Güneydoğu Asya’da, Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında, Bangladeş ve Tayland arasında yer alan birlik.
Tam Adı: Myanmar Birliği
Yüzölçümü: 678 500 km²
Başkenti: Naypyidaw
Para Birimi: Kyat
Dili: Birmanca
Nüfusu: 42 238 224 kişi (2002 tahmini)
Ortalama Ömür: 55.41 yıl (2002 tahmini)
Okur Yazarlık Oranı: % 83.1 (1995 tahmini)
Kişi Başına Düşen Milli Gelir: 1 500 $ (2001 tahmini)
Güneydoğu Asya’da, Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında, Bangladeş ve Tayland arasında yer almaktadır.
Coğrafi konumu: 22 00 Kuzey enlemi, 98 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Güneydoğu Asya
Yüzölçümü: toplam: 678,500 km² kara: 657,740 km² su: 20,760 km²
Sınırları: toplam: 5,876 km
sınır komşuları: Bangladeş 193 km, Çin 2,185 km, Hindistan 1,463 km, Laos 235 km, Tayland 1,800 km
Sahil şeridi: 1,930 km
İklim: Tropikal muson; bulutlu, yağmurlu, sıcak, nemli yazlar; bulutsuz, az yağışlı, ılıman, düşük rutubetli kışlar.
Arazi yapısı: Merkezi ovalar sarp kayalıklarla çevrilidir, engebeli ve dağlık bölgeler çoğunluktadır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: En alçak noktası: Andaman Denizi 0 m; en yüksek noktası: Hkakabo Razi 5,881 m
Doğal kaynakları: Petrol, Kereste, Kalay, Antimon, Çinko, Bakır, Tungsten, Kurşun, Kömür, Mermer, Kireçtaşı, Değerli Taşlar, Doğal gaz, Hidro Enerji
Arazi kullanımı: Tarıma uygun topraklar: %15
Sürekli ekinler: %1
Otlaklar: %1 Ormanlık arazi: %49
Diğer: %34 (1993 verileri)
Sulanan arazi: 10,680 km² (1993 verileri)
Doğal afetler: Yıkıcı deprem ve siklonlar, yağmur sezonu boyunca su baskınları ve toprak kaymaları; periyodik kuraklıklar.
Ortalama çocuk sayısı: 2.3 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)
Ulus: Burmalı
Nüfusun etnik dağılımı: Burmalı %68, Shan %9, Karen %7, Rakhine %4, Çin %3, Mon %2, Hindistanlı %2, diğer %5
Dinler: Budist %89, Hıristiyan %4, Müslüman %4, Animist %1, diğer %2
Dil: Burma
Yönetim [değiştir]Yönetim biçimi: Askeri rejim
Başkent: Rangoon
Bağımsızlık günü: 4 Ocak 1948 (İngiltere’den ayrıldı)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 4 Ocak (1948)
Anayasa: 3 Ocak 1974
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar:
ARF, AsDB (Asya Kalkınma Bankası), ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CP, ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği), NAM, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birliği), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)
Ekonomi:
Satınalma gücü paritesi – 63.7 milyar $ (2ooo verileri)
GSYİH – reel büyüme: %4.9 (2000 verileri)
GSYİH – sektörlere göre: tarım: %42 endüstri: %17
hizmet: %41 (2000 verileri)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %18 (1999)
İş gücü: 19.7 milyon (98/99 mali yılı verileri)
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %65, endüstri %10, hizmet %25 (1999 verileri)
İşsizlik oranı: %7.1 (97/98 verileri)
Endüstri: tarım; tekstil ve ayakkabı, ormancılık ürünleri, bakır, kalay, tungsten, demir, yapı malzemeleri, eczacılık ürünleri, gübre
Elektrik üretimi: 4.813 milyar kWh (1999)
Elektrik tüketimi: 4.476 milyar kWh (1999)
Elektrik ihracatı: 0 kWh (1999) Elektrik ithalatı: 0 kWh (1999)
Tarım ürünleri: Pirinç, mısır, şeker kamışı, bakliyat, mobilyacılık malzemeleri
İhracat tutarı: 1.3 milyar $ (1999)
İhracat ürünleri: Giysiler %36, gıda ürünleri %22, ormancılık ürünleri %21, değerli taşlar %5 (1999)
İhracat ortakları: Hindistan %13, Singapur %11, Çin %11, ABD %8 (1999 verileri)
İthalat tutarı: 2.5 milyar $ (1999)
İthalat ürünleri: makineler, taşımacılık araçları, yapı malzemeleri, gıda ürünleri
İthalat ortakları: Singapur %28, Tayland %12, Çin %10, Japonya %10, Güney Kore %9 (1999 verileri)
Dış borç tutarı: 6 milyar $ (99/00 verileri)
Para birimi: Kyat (MMK)
Para birimi kodu: MMK
Mali yıl: 1 Nisan – 31 Mart
Etimoloji :
Myanmar, yerel Myanma Naingngandaw isminden türetilmiştir. 12. yüzyıl döneminde bu yerel isim kullanılmaktaydı; ancak bu ismin etimolojisi hala netlik kazanmamıştır.
1989’da Myanmar askeri cunta rejimi ülkeye İnglizlerce konulmuş olan Burma ismini değiştirip Myanmar yapmıştır. Bu isim değişikliği A.B.D., Avustralya, İrlanda ve İngiltere tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Cunta rejimi seçilerek iş başına gelmediği için bu ülkeler yeni ismi tanımamışlardır. Bunun yanında Birleşmiş Milletler 1989’da isim değişikliğini kabul etmiş ve ülkenin ismini “Union of Myanmar” şeklinde tanımıştır. Avrupa Birliği ise alternatif olarak “Burma / Myanmar” ismini kullanmaktadır.
Comments : Leave a Comment »
Categories : Kategorilenmemiş
ARJENTİN
13 09 2007Arjantin Cumhuriyeti 34’ 36’’ Güney enlemleri ve 58’ 27’’ Batı boylamları arasında, Güney Amerika Kıtası’nda yer alan bir ülkedir. Arjantin’in toplam yüzölçümü 2, 766, 890 km² – Türkiye’den yaklaşık 3,5 kat büyük – (bunun 2, 736, 690 km²’si kara, 30,200 km²’si su), nüfusu ise 2006 yılı rakamlarıyla 39, 921, 833 kişidir.
Arjantin Güney Amerika Kıtası’nın güney kesiminde, And Dağları ve Atlas Okyanusu arasında uzanan bir devlettir; kıyı şeridinin uzunluğu 4989 km’dir. Arjantin’in sahip olduğu toprak Güney Amerika Kıtası’nda 2. dünya genelinde ise 8. en büyük topraktır. Şili (5,308 km), Bolivya (832 km), Paraguay (1,880 km), Brezilya (1,261 km) ve Uruguay (580 km)’la sınırı bulunmaktadır.
Arjantin’in adı Latince ‘’Argentum’’ (gümüş) kelimesinden gelir. İspanyol kolonicilerinin bu topraklarda bulmayı umduğu madenin ne olduğu ülkenin isminden de açıkça anlaşılabiliyor.Ülkede yaşayanların çoğu İspanyol ve İtalyan göçmenlerin torunlarıdır.
Coğrafya :
Arjantin yaklaşık 2,8 milyon kilometrekarelik alanıyla, uzun bir üçgeni anımsatan bir şekilde kuzeyden güneye doğru indikçe daralır. Kuzeyden güneye kadar olan uzunluğu 3.694 km ve batıdan doğuya uzanan en geniş topraklarının uzunluğu ise yaklaşık 1.423 km’dir. Doğu kıyıları boyunca Atlantik Okyanusu uzanır, batısında Şili, kuzeyinde Bolivya ve Paraguay, kuzeydoğusunda ise Brezilya ve Uruguay bulunur.
Arjantin 23 eyalete (provincias) ve bir federal bölgeye (distrito federal) ayrılmıştır:
Eyaletler:
1 – Buenos Aires
2 – Buenos Aires (eyalet)
3 – Catamarca
4 – Chaco
5 – Chubut
6 – Córdoba
7 – Corrientes
8 – Entre Ríos
9 – Formosa
10 – Jujuy
11 – La Pampa
12 – La Rioja
13 – Mendoza 14 – Misiones
15 – Neuquén
16 – Río Negro
17 – Salta
18 – San Juan
19 – San Luis
20 – Santa Cruz
21 – Santa Fe
22 – Santiago del Estero
23 – Tierra del Fuego ve Güney Atlantik Adaları
24 – Tucúman
Federal Bölge:
Buenos Aires
Yüzey Şekilleri :
PatagonyaArjantin’in yüzey şekillerinin temel özelliğini Doğudaki ovalar ile Batıdaki dağlar arasındaki büyük karşıtlık oluşturur.
Batıda çöküntülerle, yükselmelerle ve yanardağ püskürmeleriyle parçalanmış And Dağları yükselir. Bölgede hâlâ sürmekte olan depremler ve yanardağ etkinlikleri, bu bölge topraklarının henüz oturmadığını kanıtlar. Kuzeyde And Dağları daha çok masamsı bir görünümdedir. Bolivya yüksek platolarının devamı olan 3500 – 4500 metrelik yükseltiler arasında uzanan yüksek platonun Batısında yüksekliği bazen 6000 metreyi aşan yanardağlar, Doğusunda dağ eteklerinin ve Jujuy, Salta, Tucumán havzalarının üst kesiminde Sierralar biçiminde sıralanan billurlu yüksek kütleler bulunur. Daha Güneyde kütle, kapalı havzalar ve yükselmiş bloklar halinde parçalara ayrılır ve iklim kuraklaşır. Bu kurak Catamarca la Rioja Andları Mendoza dağ eteği ile Santiago havzası arasında, yüksek bir dağ sırası (Aconcagua 6959 metre ile Arjantin’in de en yüksek noktası) biçiminde uzanır. 36˚ Güney enlemine doğru, And Dağları daralır, alçalır ve büyük enine kopmalarla parçalanır. Dördüncü Zaman buzullaşması bu kesimde etkin olmuş ve enine vadiler ile göllerin (Nahuel Huapí vb.) oluşmasında katkıda bulunmuştur.
Sarmiento Parkı, CórdobaÜlkenin büyük bir bölümünü kaplayan ovalar ve platolar, geniş ölçüde alçalmış Brezilya eyerleşmesinin üzerinde yayılır. Brezilya kalkanı yalnızca Andlar’ın önündeki kesimde, Córdoba’nın büyük orta kütlesinde (Batıdan ufku kapatan ve yüksekliği 2000 metreyi aşan gerçek bir duvardır) çok yüksek kütleler oluşturur; ovanın güneyindeyse çok daha az yüksek biçimlere bürünür. Paraguay sınırından Colorado Irmağı’na kadar uzanan bir milyon kilometrekarelik bir alanı kaplayan bölgenin topografyasının basıklığı ve hiçbir düzenli akarsu ağının bulunmaması şaşırtıcıdır. Üçüncü Zaman sonunda ve Dördüncü Zaman başında yığılmış rüzgâr çökelleri, tuzlu ve çoğunlukla üstü kabuk tutmuş kalın balçık tabakaları oluşturmuş, ama bu tabakalar da yakın buzul dönemlerinde Doğuda ve Kuzeyde löslerle, Batıda ve orta kesimde kumlarla kaplanmıştır. Yüzey şekilleri ayrıntıda çok çeşitlidir ve iklimsel özelliklere bağlıdır.Yarı tropikal iklim kuşağında kalan Chaco’da yer yer palmiye ağaçları görülen savanlı bir bitki örtüsü görülürken, Doğuda ve Güneyde daha ılıman iklim enlemlerinde yer alan Pampa bölgesi doğal çayırlarla örtülüdür. Çeşitli türlerden oluşan çayırları, gevşek, derin ve verimli siyah ya da kahverengi toprakları Pampa’ya bütün dünyaca ünlü verimliliğini kazandırır. Paraná ve Paraguay Doğuda ovanın sınırını belirleyen gerçek bir ırmak seti oluşturur (söz konusu ırmaklar eskiden okyanustan ovaya ulaşılmasını sağlıyorlardı). Doğuda Paraná Irmağı’yla Uruguay Irmağı arasında bir bütün (bir çeşit Mezopotamya) oluşturan Entre Ríos’un tepeleri, Corrientes’in sular altında kalan ovaları ve Misiones’in bazaltlı sırtları uzanır.
Güneyde 700. 000 km2’lik bir alanı kaplayan Patagonya, içinde And Dağları’ndan inen birkaç ırmağın (Negro, Chubut, özellikle de Santa Cruz) dar ve derin vadiler oyduğu, çakıllı, kurak, soğuk ve rüzgârlı bir yüksek platolar bölgesidir. Atlas Okyanusu kıyısındaki Pampa kesiminin düz, kumullarla örtülü kıyıları ile Patagonya kıyılarının yüksek yalıyarları büyük çelişki yaratır. Alüvyonların aşağı yukarı doldurduğu Río de la Plata halicinden Macellan Boğazı kıyılarındaki Gallegos Irmağı’nın ağzına kadar doğal limanlara çok seyrek rastlanır. Pampa ile Patagonya sınırındaki Bahía Blanca tek doğal limandır ve kıyısında kurulan kentin büyük ölçüde gelişmesini sağlamıştır.
Dağlar :
AconcaguaArjantin Andları’nda 6.000 metrenin üstüne çıkan birçok dağ bulunmaktadır. Arjantin’in ve Amerika Kıtası’nın en yüksek tepesi (Aconcagua) ve dünyanın en yüksek iki yanardağı Ojos del Salado (6.880 m) ve Monte Pissis (6.795m) burada yer alır. Andlar’ın güney kesimlerinde yüksek dağlar daha seyrektir, ama serin ve soğuk iklimin etkisiyle karlarla kaplıdırlar.
Sierras Pampeanas’ta da yer yer yükseltilere rastlamak mümkündür. La Rioja eyaletindeki Sierra de Famatina da 6.000 metrenin üzerindedir. Fakat bu sıradağların yükseklikleri doğuya gidildikçe azalır, Sierras de Córdoba’da dağların yükseklikleri en fazla 2.800 metre civarındadır.
Mesetas Patagónicas (Patagonya Ovaları)’nın kuzey kısmında,Mendoza’nın güneydoğusunda yükseltiler 4.700 metreyi bulurken, bu yükseltiler güneydoğuya gidildikçe azalır. Arjantin’in diğer bölgelerindeki dağlar çok nadir 1.000 metreyi aşar. Bu nadir durumlara örnek olarak Atlantik kıyısındaki ve Misiones’in dağlık bölgesindeki Sierras Australes Bonaerenses (Sierra de la Ventana ve Sierra de Tandil) verilebilir.
Nehirler ve Göller :
Arjantin’de bulunan nehirlerin kaynağı büyük ölçüde Río de la Plata’dır. Río de la Plata’ya dökülen nehirler 5. 200. 000 km²’lik bir alana yayılmıştır ve bu alanın hemen hemen üçte biri Arjantin sınırları içinde bulunur, kalan alan ise Bolivya, Brezilya, Paraguay ve Uruguay sınırlarındadır. Río de la Plata’ya dökülen iki büyük nehir Paraná Nehrive Uruguay Nehri’dir. Kuzeyde, Brezilya sınırında dünyanın da en büyük şelalelerinden sayılan Iguazú ve Iguazú Milli Parkı bulunur. Iguazú Nehri ve şelaleleri Niagara Şelaleri’nden üç kat daha büyüktürler.
Iguazú Şelaleleriİkinci en büyük nehir Patagonya’nın kuzeyinde bulunan Río Colorado’dur. Onun en önemli kolu olan Río Salado del Oeste Batı Arjantin’in büyük bir kısmını sular, ama kurak iklim dolayısıyla yer yer kurumuş ve bataklığa dönüşmüş bir nehirdir.
Arjantin’de iki büyük göller yöresi bulunmaktadır. İlki ve büyük olanı Güney Andlar’ın eteklerinde başlayıp bir zincir gibi Neuquén’den Ateş Toprakları’na (Tierra del Fuego) kadar birbirini izleyen tatlı su göllerinin bulunduğu yöredir. İkincisi ise Pampa’nın batı kısmında ve Chaco’nun güneyinde bulunan alçak ve genellikle tuzlu olan göllerdir.
Özellikle Córdoba’daki Laguna Mar Chiquita (5770 km²) ve Los Glaciares Milli Parkı’nda bulunan ve NATO tarafından dünya mirası olarak kabul edilen Lago Argentino (1415 km²) ve Lago Viedma (1088 km²) önemli göller arasında sayılabilir. Ünlü Perito Moreno Buzulu da bu parkta bulunmaktadır.
Adalar :
La Isla de los Lobos (Fok Adası)Arjantin çok uzun bir sahil şeridine sahip olan bir ülke olmasına karşın, çok az sayıda adaya sahiptir. En büyük adası Tierra del Fuego Takımadaları’na ait olan 47.000km²’lik Ateş Toprakları Adası (Tierra del Fuego)’dır. Bu adayı Arjantin (21.571 km²) ve Şili (25.571 km²) paylaşmıştır. Bunun dışında Arjantin’in hak talep ettiği, ama Birleşik Krallık yönetiminde bulunan Falkland Adaları (Las Islas Malvinas/Falkland Islands) vardır. Arjantin’in 2. Nisan 1982 yılında adayı işgal etmesinin ardından 14. Haziran 1982′ye kadar süren Falkland Savaşı başladı ve bu savaş Arjantin’in mağlubiyeti ile sona erdi. Falkland Takımadaları’nın en büyük adası doğudaki Soledad (East Falkland) -6683 km²- ve Gran Malvina (West Falkland) – 5278 km²-’dir. Güney Gürcistan ve Güney Sadviç Adaları da aynı statüde bulunmaktadır.
Önemli sayılabilecek diğer adalar ise Buenos Aires Eyaleti’nin güneyinde Bahía Blanca ve Bahía Anegada Körfezleri’nin arasındaki bölgede bulunan adalardır. Buradaki adalar düzdür ve San Blas kaplıcasının bulunduğu Jabalí Adası dışında tamamen boştur. En büyük ada 207 km²’lik alana sahip olan Trinidad Adası’dır. Patagonya kıyılarında da birkaç ufak tefek ada da bulunmaktadır.
İklim ve Bitki Örtüsü :
Ülkenin okyanus cephesindeki güney ucu nemlidir ve sıcaklıklar da hiçbir zaman yüksek değildir. Ushuaia’da yaz mevsiminde 9,2˚C, 3700 km uzaklıktaki kuzey uçta, yani Misiones Eyaleti’ndeyse, iklim sıcaktır, yağışlıdır ve burada çay yetiştirilir. Ülkenin geri kalan bütün bölgelerinde Kuzeyden Güneye doğru sıcaklıklar azalırken, iklimin başlıca özelliği kurak olmasıdır. Arjantin’i Kuzeybatıdan Güneybatıya doğru geniş bir kurak kuşak boydan boya aşar. Bu “kurak köşegen” And Dağları’ndaki yüksek platolarda ve havzalarda başlar, dağ eteklerinde sürer (Mendoza’da yılda 193 mm yağış görülür) ve Patagonya kıyısında sona erer (200 mm’nin altında yağış). Pampa’da iklim Atlas Okyanusu kıyısından iç kesime doğru gittikçe değişir. Río de la Plata yakınında yağışlı (1200 mm) ve genellikle yumuşak olan iklim iç kesimde karasal ve kuraktır. Yağışlar, yaz mevsimi boyunca giderek yoğunlaşır ve getirdikleri nem, hemen büyük bir buharlaşmaya uğrar. 600 mm eşyağış eğrisi, Bahía Blanca’dan Córdoba’ya kadar geniş bir yay çizer. Böylece “yağışlı” Pampa’dan “kurak” Pampa’ya geçilir.
Pucará de TilcaraAnlatılan bu koşullar nedeniyle Arjantin’de orman azdır. Ülkenin büyük bir bölümü, çayırlar ve dikenli çalılıklarla kaplıdır. Ülkenin Patagonya’nın Kuzeyinde kalan batı yarısı ağaçsılardan ve az çok dikenli, az yapraklı küçük ağaçsılardan oluşan seyrek bir bitki topluluğuyla (monte) örtülüdür. Patagonya çakılları arasında az miktarda çalılık ve bazı buğdaygiller tutunmuştur. Doğal halinde yüksek otlardan oluşan uçsuz bucaksız bir çayır ve kötü bir otlak olan Pampa, Avrupa’dan yeni ot türlerinin getirilmesiyle ve üçgül ile yoncanın yaygınlaştırılmasıyla değiştirilmiştir. Ağaç da dikilmiştir ama gerçek ormanlar Güney Andlar’daki göller yönetim bölgesinde (Arokarya Ormanları) ve Macellan Boğazı dolaylarında (kayın ormanları) yer alır. Kuzeyde büyük tropikal orman, iki yerde Arjantin’e sokulur: Misiones’te ve Tucumán Andları’nın doğu yamaçlarında Orta Chaco’da, sert keresteli, kabukları bakımından zengin türlerin ağır bastığı bir orman (Quebrachos) yer alır.
Ekonomi :
Arjantin’e insanların yerleşmesi kuzeybatıdan Bolivya’daki yüksek yaylalardan ve madencilik bölgelerinden gelen İspanyolların And dağ eteğine inmeleriyle gerçekleşti. Bu ilk Arjantin, sözkonusu madencilik bölgelerinin tahıl, koyun ve yük hayvanları (özellikle katır) sağlayan bir uzantısı gibiydi. Atlas Okyanusu cephesiyle uzun süre ilgilenilmedi. Dolayısıyla kuzeybatıda And eteklerinin tarım ve çobanlığa dayalı ekonomisi XVIII. yüzyılın ortasına kadar ağır bastı ve İspanyolların kurdukları kentler (sömürge döneminden kalma geleneklere bağlı ve canlı Arjantin’e [[[Buenos Aires]] limanı ve Pampa] doğru meydana gelen göçlere karşın hâlâ yoğun bir nüfus yaşar), günümüzü kadar melez Arjantin’in temelini oluşturdu. XIII. yüzyılın ikinci yarısında Kral Naipliği’nin kurularak (başkenti Buenos Aires’ti) Buenos Aires limanının daha bağımsızlıktan önce Atlas Okyanusu ticaretine açılmasıyla, Arjantin’in ağırlığı And Dağları’ndan Plata halicine “kaymaya” başladı ve kesin dönemeç modern Arjantin’in tam anlamıyla oluşturduğu XIX. yüzyılın son çeyreğinde gerçekleşti. Bu gelişmede başlıca rolü İspanyolların fethi sırasında Pampa’da başıboş dolaşmaya bırakılan sığırların, ticari anlayışla yetiştirilmeye başlaması oynadı. Avrupa’ya XIII: yüzyıl’da deri, XIX. yüzyılın ilk yarısında kurutulmuş et satılırken, 860’a doğru bu ürünlerin yerini koyun yünü aldı. Bu tarihten sonra Pampa’daki çayırların sahipleri, Buenos Aires’te, zamanla da bütün Arjantin’de liman işlerini elinde tutan yabancı burjuvaziyle yakından ilişkili başlıca ekonomik ve siyasal güç haline geldi. Avrupa kent pazarları, sermayeleri, teknikleri hatta insanlarıyla 1800 – 1900 yıllarında Arjantinlilerin önce ülke topraklarının bütününe yerleşmelerini, sonra da bu toprakların tamamını donatıp işlemelerini sağlandı. Ülke 1929 Büyük İktisadi Bunalımı’na kadar bütünüyle dışsatım’a (Büyük Britanya’ya) dönük tarım ürünlerinin değerlendirilmesine dayanan büyük bir refah dönemi yaşadı. Pampa’ya hayvancılık yapılan çok büyük çiftlikler (‘’’estancia’’’) yapıldı ve toprak sahipleri bu çiftliklere yerleştirdikleri yarıcılara önce buğday, keten, mısır ektirdiler, sonra sığırlar için yonca yetiştirilen geniş alanlar ayırdılar. Büyük çiftlikler, İngiliz kasaplarının dondurulmuş et gereksinimlerini karşılamaya başladı. Paraná yakınındaki Rosario Santa Fe Pampa’sı bölgesinde ve kurak Pampa’nın birçok kesiminde büyük toprak sahipleri, topraklarını parsellere ayırıp İtalya’dan hatta Doğu Avrupa’dan gelen çiftçilere kiraladılar ya da ortak ektirdiler. Bu tek tip ürün yetiştirilen tarım alanları, 1930 yıllarına doğru Arjantin’i uluslar arası ticarette başlıca buğday, mısır ve yağ satan bir ülke haline getirdi. Ülkenin kenar bölgeleri işletmeye açılarak her birinde iç tüketime yönelik bir tarıma ağırlık verildi (yalnızca Patagonya bunun dışında kalarak koyun – yünleri yurt dışına satılıyordu – yetiştiren büyük şirketlere bırakıldı). Yarıtropikal kuzeybatı bölgesi şekerkamışı, Mendoza Andları dağ eteği büyük sulama çalışmaları sayesinde üzüm, Negro Irmağı’nın yukarı vadisi sulamayla meyve üretim bölgesi oldu; güney Chaco’da büyük şirketler Quebracho Ormanı’nı yok ederek tanen elde ettiler; kurak kuşağın başladığı orta bölgelerde, Orta Avrupa’dan gelen göçmenler sayesinde pamuk ekimi gelişti. Büyük İktisadi Bunalım patlak verdiğinde 7 milyon göçmenin (yarısı İtalyan, üçte biri İspanyol) geldiği Arjantin, beyazların yaşadığı “yeni” bir ülke haline geldi. Ülke ürünleri Pampa’daki sık demiryolu ağı ve kenar bölgelere giden kolları aracılığıyla aşağı Paraná kıyısındaki, Bahía Blanca’daki limanlara, özellikle de Buenos Aires limanına “akıtılıyordu”. Nüfus, az sayıda büyük toprak sahibinin mülkiyetindeki kırsal kesimde toprak bulamadığından, akın akın kentlere göçmekteydi. Kentleşmedeki bu gelişmeyi, iktisadi bunalım daha da arttırdı; özellikle köyden kente göç olayının olağanüstü boyutlara ulaştığı Buenos Aires aşağı yukarı bomboş bir ülkede, dünyanın en büyük anakentlerinden biri haline geldi. Devlet, sanayinin gelişmesini destekledi. 1947’den sonra Peron’un başkanlığı döneminde devlet, kamu hizmetlerini ve büyük donatım çalışmalarını üstlendi, korporasyoncu bir sendika akımı ile ordunun denetimine verilen “ağır sanayi” kesimine dayanan ulusal özel kesim arasında işbirliği destekledi. Dış pazarların bulunmaması nedeniyle Pampa tarımı İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar durakladı; oysa aynı dönemde, tarım dışındaki kesimlere sistemli bir biçimde aktarma yapma siyasetinin sürdürülmesi (tarım ürünlerine ısrarla düşük fiyat uygulanması bunu gösterir) sonucu açlık çeken Avrupa buğday ve etten mahrum kalmıştı. İç pazara yönelik yeni ürünlerin (süt, yağ çıkarılan bitkiler) gelişmesine karşın, köyden kente göç dev boyutlara ulaştı. 1950’li yılların sonunda bu büyük tarım ülkesi, yeni ülkelerin Anglosakson tipi tarımındaki olağanüstü gelişmelerin sonucunda, dünya pazarında tam anlamıyla dışlandı. Yüzyılın başından kalma ortak donanımlar, özellikle demiryolu ve denizyolu taşımacılığı açısından eskimişti. Bununla birlikte, çeşitli hafif sanayi gelişirken, petrol ve demir-çelik sanayisi gibi birkaç önemli yeni kol kuruldu. Arjantin, uçsuz bucaksız toprakları bomboş bir ülkeyken, kentleşmiş bir ülke, hatta bir “kent-ülke” haline geldi.
Arjantin denince Pampa, topraklarının verimliliği, etinin kalitesi, tahılların bolluğu ve gaucho efsanesi (günümüzde ücretle çalışan bir çoban haline gelmiş atlı özgür adam) akla gelir. Oysa günümüzde Pampa, traktörler, bankalar, otomobiller, tüccarlar ve kooperatifler ülkesidir. ABD’nin orta-batı eyaletlerindeki çiftçileri örnek alan Arjantinli çiftçiler de kentlileşmektedir. Özelikle de Pampa tarımı makineleşmekte, tekniklerini yenilemektedir, ama bu işte rakiplerine oranla on – yirmi yıl geri kalmıştır. 1976’dan bu yana askeri diktatörlüğün uygulandığı liberal ekonomi rejimi, ülkenin yeniden uluslar arası pazarlara girmesini ve uluslar arası fiyatlara uyarlanmasını sağlamıştır. Sanayi ülkelerinin isteklerini göz önünde tutan tarımcılar, Avrupa’da yetiştirilen hayvanlar için yemlik bitki tarımına ağırlık vermiştir. 3,5 Mt soya, 6,5 Mt sorgum, 9 Mt mısır, 1,5 Mt ayçiçeği küspesi. Buna karşılık yılda 5-10 Mt arasında üretilen buğday, artık dünya ticaretindeki önemini yitirmiştir. Bütünüyle ele alındığında 1970 – 1980 yılları arasında tahıl üretimi değişmeden kalmış (20 – 25 Mt arasında), oysa yağ bitkileri üretimi 1970’te 2 Mt iken 1980’de 6 Mt’u aşmıştır. Hayvancılığa gelince gerek koyun (150 000 t yün), gerek süt domuzu (yıllık kesim sayısı 2 500 000 başla sınırlıdır) açısından gelişmemekte, sığır sürüsüyse (yaklaşık 60 milyon baş) çok yavaş artmaktadır. Yalnızca Pampa’nın orta kesimindeki besicilik, yemlik bitki tarımından yararlanır. Tümü ele alındığında tarım ve hayvancılık ürünleri hâlâ, ülke dışsatımının 3/4’ünü karşılar. Gelişmeler, özellikle tarım alanlarının yarısını kaplayan küçük ve orta boy çiftlikler (1 200 ha kadar) sayesinde gerçekleştirilmektedir; oysa yeterince işletilmeyen ya da otlarla kaplı alanlar halinde nadasa bırakılan büyük topraklar, Arjantin Pampa’sını dünya ölçüsünde bir “rezerv”e dönüştürmektedir. Buna Andlar’ın eteğinde, Patagonya’daki Río Negro’dan, dönenceler bölgesindeki Río Bermejo’ya kadar uzanan bölgede sulamadaki gelişmenin sağladığı olanakları eklersek, kent ve sanayi ekonomisine tanınan otuz yıllık öncelikten sonra tarımda ne kadar büyük aşamalar kat edildiği anlaşılır. Arjantin’in sanayi alanında da önemli sayılabilecek kaynaklara sahip olduğu kesindir. Brezilya’dan gelen ırmakların (Uruguay ve Paraná Irmakları’nda düzenleme çalışmaları yapılmaktadır) sağlayabileceği su enerjisi çok büyük boyutlardadır; buna, batıdaki dağ kütlelerinden inen bütün ırmaklar (sulamada ve elektrik üretiminde yararlanmak için) üzerinde kurulan tesisler de eklenir. Uranyum madeni boldur (yaklaşık 400 000 t rezerv). Buenos Aires yakınlarındaki Atucha’da bir nükleer santral hizmete girmiş, yenilerinin de yapımına başlanmış ya da yapılmaları tasarlanmıştır. Ayrıca Arjantin, petrol üreticisi ülkelerdendir (25 Mt) ve 1950 yıllarından bu yana iç tüketiminin %90’ını kendi karşıladığı gibi, günümüzde denizde petrol aramalarına da başlanmıştır. Doğalgaz üretimi de önemli sayılır (yaklaşık 10 milyon metreküp). Daha sınırlı, ama çeşitli olan öbür maden kaynakları da, dışardan satın alınan madenlerin miktarını azaltma şansını doğurmaktadır. Aslında sanayinin gelişmesi tüketim mallarından başlamış ve yavaş yavaş işlenmiş ürünler dışalımını (Paraná ve Buenos Aires liman kentlerinde gerçekleştiriliyordu) azaltmıştı. Ama sanayideki gerçek patlama, ülkenin 1958’den bu yana Arjantin’de üretim yapmaya başlayan çokuluslu şirketlere açılmasıyla oldu. Bu açılma, çelik sanayisinden elektronik sanayisine kadar bütün dallara yayıldı. Sanayiyi yönlendiren dal, otomobil yapımıydı; ama dışardan alınan bu sanayi, Arjantin özel girişimcileri için çok geçmeden geri tepti; başlangıçta sanayiye egemen olan bu girişimciler çok geçmeden küçük ortaklar ya da taşeron şirket sahipleri haline düştüler. Perón rejiminden sonra güçlenen sendikacılık hareketi de, olaydan aynı derecede zarar gördü. Kapitalist ekonomi, sermayelerin ve malların uluslar arası çalkantısına doğrudan açık ya da bağımlıydı. Ortalama yaşam düzeyi hızla düşmektedir (ama hâlâ kıtadaki öbür devletlerden yüksektir), özellikle yükseköğrenim görmüş gençler yurtdışına göçmektedir, bunun tek nedeni ideolojik ve polis rejimi baskısı değildir. Sonuç olarak Arjantin, büyük, geleceği parlak, ama çok eşitsiz biçimde gelişmiş, iki yüzyıllık yoğun bir tarihin sonucu olan şaşırtıcı derecede karmaşık toplumunu oluşturan çeşitli kesimlerin dönem dönem kabul ettirmeye çalıştıkları gelişme stratejileri arasında kırk yıldır bocalayan bir ülke olarak görülmektedir.
Arjentin nufusu:
Günümüzde Arjantin’de yaklaşık kırk milyon ( 40.000.000) insan yaşar. Nüfusun %25,2’sini 0-14 yaş grubu, %61.1′ini 15-64 yaş grubu oluştururken 65 yaşının üstündekiler Arjantin nüfusunun %10,6’sıdır. 2006 rakamlarıyla Arjantin’de nüfus artma oranı %0,96 olarak hesaplanmıştır.
Plaza de Mayo Anneleri :
1976 ve 1982 yılları arasında, Arjantin’de darbe sonucu ülke yönetimini ele geçiren generaller, “Ulusal Uzlaşma Süreci” adı verilen, ve hapishaneye atılanlar hariç olmak üzere en az 30.000 insanın ortadan kaldırıldığı bir döneme imza attılar. Ülkede her şey Hıristiyan değerleri korumak ve komünizmi engellemek adı altında yasaklanmıştı, iki kişiden fazlasının yan yana gelmesi ve konuşması suçtu. Ancak 1977′de bir grup anne ve büyükanne hükümet binası önünde bulunan Plaza del Mayo’da (Mayıs Meydanı) herşeyi göze alarak biraraya gelmeye başladı. Kayıp olan oğullarını, kardeşlerini ve torunlarını seslerini hiç çıkarmadan sadece hükümet binasının karşısında durarak talep ediyorlardı. Sayıları giderek arttı, birçok soruşturmaya ve dayağa maruz kaldılar, ancak başlarına beyaz başörtülerini takıp meydana çıkmaktan vazgeçmediler ve tüm dünya da onları bu şekilde tanıdı. Ülke normal yönetimine kavuştuktan sonra yapılan araştırmalar kayıpların çoktan öldüğünü ve cesetlerinin yokedildiğini ortaya çıkardı, ancak bu anneler generallerden hesap sorulması için eylemlerine devam ettiler.
Comments : Leave a Comment »
Categories : Kategorilenmemiş
13+
12 09 2007ilginç ve komik bir video …
Comments : Leave a Comment »
Categories : ilginç, komedi, video

Recent Comments